KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14098 E., 2016/5226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması gerekir (TMK m. 174/2). Tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesine uyarınca terk sebebiyle boşanmalarına karar verildiğine göre, boşanmaya sebep olan olay, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen, davalı eşin haklı bir sebep bulunmaksızın ortak hayata ve aile birliğine dönmemesidir. Bu vakıa ise kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte değildir. Bu husus nazara alınmadan davacı erkek yararına manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK m. 182). Bu hususa hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti davalı anneye tevdi edilen çocuk için tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, davacı erkek lehine hükmedilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14098, K. 2016/5226, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama