KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14123 E., 2016/4391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebi, velayetler ve iştirak nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 7.3.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı erkek, ilk kez ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra 26.02.2015 tarihli usulüne uygun ıslah dilekçesi ile manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinde bulunmuş, mahkemece bu isteğin iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davalı tarafın muvafakatinin bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1). Görüldüğü üzere davanın usulünce ıslah edilmesi iddianın genişletilmesi yasağı kapsamının istisnasını oluşturur. Açıklanan bu sebeple davacının manevi tazminat talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14123, K. 2016/4391, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama