KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14162 E., 2016/4972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından reddedilen davası, kadın lehine hükmedilen nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı-davalı erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-davacı kadının ise kusursuz olduğu belirtilmek suretiyle erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin mahkemece belirlenen kusurlu davranışları yanında, davalı-davacı kadının da sık sık evi terk etmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı, eşine yönelik " onun kalbine bıçak saplayacağım " demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmaktadır.
Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davacı-davalı erkek davalı-davacı kadına göre ağır kusurludur. Erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur.
Bu durumda erkek tarafından açılan davanın da kabulü suretiyle boşanma kararı verilmesi gerekirken, reddi doğru değil ise de; kadının boşanma davasının kabulüne yönelik verilen karar temyizin kapsamı dışında kalmak suretiyle kesinleşmiş olup, erkeğin davası konusuz kalmıştır.
O halde, erkeğin boşanma davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir etmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14162, K. 2016/4972, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama