KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14333 E., 2015/22962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17/04/2014
- Numarası
- 2012/293-2014/426
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.04.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı M.. T.. ile vekili Av. C.. K.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı N.. T.. ile vekili Av. İ.. K... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı karşı davalı kadının harcı ve kaydı olmayan temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına
2-Davalı-karşı davacı vekili 17.04.2014 günlü tahkikat duruşmasına mazeretini bildirerek katılmamış, mahkemece bu celse yargılama sonlandırılmış ve hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184. maddesinde “Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir.
Mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tebliğ eder”, aynı Kanunun 186. maddesi ise, "Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Taraflara çıkarılacak davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir" düzenlemesi yer almıştır. Mahkemece, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir duruşma günü tayin edilmeyip, çağrılmadan davalı-karşı davacının yokluğunda hüküm verilmiştir.
Bu husus gözetilmeyerek ve yasanın emredici hükmü dikkate alınmayarak yazılı şekilde uygulama yapılması usul ve ve yasaya aykırı olup, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14333, K. 2015/22962, 2 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama