KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14513 E., 2015/20497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09/07/2014
- Numarası
- 2013/1298-2014/982
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve davacı kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının temyizine hasren yapılan incelemeye gelince;
Davalı erkek, davaya süresinde cevap vermemiştir. Davaya süresi içinde cevap verilmemiş olması davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkarı anlamına gelir (HMK. md. 128). Davaya cevap vermeyen davalı, davacının kusurlarına yönelik olarak değil, kendisine kusur yüklenemeyeceğine ilişkin delil bildirme hakkına sahiptir. Davacı kadın bildirdiği delillerle, davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediğini ve kadını istemediğini söylediğini ispat etmiştir.
a-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
.../...
b-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK md. 4, TBK md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14513, K. 2015/20497, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama