KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14804 E., 2016/5799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından iştirak nafakasının miktarı ve yararına tedbir nafakası hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan karşı boşanma davası Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca kabul edilmiş, Türk Medeni Kanununun 161 maddesi uyarınca zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan birleşen boşanma davası ise reddedilmiştir.
Davalı-karşı davacı kadın kabul edilen karşı boşanma davasında 300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, zina nedeniyle açtığı birleşen boşanma davasında 100.000 TL maddi ve 400.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Islah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklı kalmak kaydıyla ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
Davacı-karşı davalı kadın, ayrıca ön inceleme duruşmasından sonra, 23.02.2015 tarihli esasa ilişkin verdiği dilekçede maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Kabul edilen boşanma davasında davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin bulunmadığı ve maddi tazminat talebini içeren 23.02.2015 tarihli dilekçenin de ön inceleme duruşmasından sonra verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebiyle ilgili "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14804, K. 2016/5799, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama