KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/14822 E., 2016/4924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Alacağı
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; tazminat ve nafaka miktarları yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; her iki boşanma davası ve fer'ileri ile ziynet-çeyiz parası alacağının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle “evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda eşinin ailesine hakaret ve tehditte bulunan davacı-karşı davalı kadının da kusurlu olduğu, davalı-karşı davacının, eşini yatıştırmak için söylediği sözlerin af olarak nitelendirilemeyeceği,” anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Olayların akışı karşısında “davalı-karşı davacı erkek de” dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, “davalı-karşı davacı erkeğin davasının da kabulü ile boşanmaya (TMK m. 166/1-2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-karşı davacı erkek boşanma ve fer'ileri yanında, ziynet ve çeyiz alacağı talebinde de bulunmuş mahkemece ziynet ve çeyiz alacağı talebi de reddedilmiş, ancak ne sebeple ret edildiğine ilişkin gerekçe gösterilmemiştir. Anayasanm 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, yerel mahkeme kararında, davalı-karşı davacı erkeğin ziynet ve çeyiz alacağı talebi yönünden gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/14822, K. 2016/4924, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama