KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/15469 E., 2016/8572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının erkeğe hakaret ettiği, davalı-davacı erkeğin ise aşırı kıskanç olduğu, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı-davalı kadına yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasına davalı-davacı erkek karşı dava dilekçesinde dayanmadığı gibi, kadının bu eylemi karşı dava tarihinden sonra gerçekleştiğinden kusur belirlemesinde hükme esas alınamaz.
Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda, tarafların eşit derecede kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kusur durumu böyleyken, mahkemenin davacı-davalı kadını daha ağır kusurlu kabul etmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yasal şartları oluştuğu halde (TMK m. 175) davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası isteğini reddetmesi isabetsiz olmuştur.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemez. Kusur durumu böyleyken mahkemece davacı-davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak yasal şartları oluşmadığı halde (TMK m. 174/2) davalı-davacı erkeğin manevi tazminat talebinin kısmen de olsa kabul edilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15469, K. 2016/8572, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama