KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/15615 E., 2016/7161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden; davacı-davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1 -Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle, her iki tarafın davaları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların gerçekleşen kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan hadiselerde erkeğin kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemenin tarafları eşit kusurlu kabul etmesi ve bu hatalı kusur kusur belirlemesine bağlı olarak, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin (TMK m. 174/1-2) reddi doğru olmamıştır.
3- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, tarafların 2003 doğumlu çocukları .... için takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15615, K. 2016/7161, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama