KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/15709 E., 2016/7321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kendisinin reddedilen davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-karşı davacı erkeğin, tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine, davacı-karşı davalı kadının davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davacı-karşı davalı kadının da intihara teşebbüs ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının az da olsa kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Kusur durumu böyleyken, mahkemece davalı-davacı erkeğin davasının reddi doğru olmamıştır.
Ancak, davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile verilen boşanma hükmü davalı-karşı davacı erkeğin temyizinin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle usulen kesinleşmiştir. Bu durumda davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasındaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalı-karşı davacı erkeğin boşanma talebi konusuz kaldığından bu istem yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermek, erkeğin birleşen boşanma davasında tarafların haklılık durumlarını belirlemek ve sonucuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle ilgili olarak hüküm kurmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlar dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15709, K. 2016/7321, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama