KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/16317 E., 2016/7408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde eşinden boşanmak istediğini, hiç bir hak talep etmediğini beyan etmiş, davalı da cevap dilekçesinde, kendisinin de boşanmak istediğini, davacıdan herhangi bir talebi bulunmadığını ifade etmiştir. Tarflar 24.08.1994 tarihinde evlenmişler, ergin olan bir çocukları bulunmaktadır.
20.11.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı da davalı da boşanmak istediklerini bildirmişlerdir. Mahkemece, tarafların anlaşmalı boşanma davası açmadıkları, anlaşma protokolü sunmadıkları, davalının davayı kabulünün hukuki sonuç doğurmayacağı, davacının, davalının eşit veya daha fazla kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların boşanma konusunda iradelerinin uyuştuğu, birbirlerinden bir hak talep etmedikleri, dolayısıyla anlaşmalı olarak boşanacakları düşüncesiyle delil bildirmedikleri anlaşılmaktadır. Her iki taraf da boşanmak istediğine, birbirlerinden karşılıklı olarak herhangi bir hak talep etmediklerine göre, tarafların iradelerinin anlaşmalı boşanma yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu konuda tarafların beyanı alınıp, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilip, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi koşulları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının davayı ispat edemediğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16317, K. 2016/7408, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama