KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/16341 E., 2016/11364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından reddedilen boşanma ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, "yakamdan düş artık, seni istemiyorum, git başka biriyle evlen, belki bir kaç kuruş edersin" diyerek hakaret ettiği ve aşağıladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Taraflar arasında görülen ziynet alacağı davasında mahkemece kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında kadının ziynet alacağı davası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemişken, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde davasının ispatlanamadığından reddine karar verildiği belirtilmiştir.
Mahkemeler; hükümlerinde, taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermelidir (HMK. m. 297-(2)). Mahkemece, gerekçeli kararın gerekçe ile hüküm sonucu arasında anılan yasal gerekliliğe aykırı olarak, kadının ziynet alacağı davası yönünden çelişki yaratılmıştır. Bu yönün gözetilmemesi bozma nedenidir. Mahkemecc yapılacak iş; kadının ziynet alacağı davası hakkında olumlu olumsuz bir hüküm vermekten ibarettir. Açıklanan yönde işlem yapılmak üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16341, K. 2016/11364, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama