KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17023 E., 2016/6271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen tazminat istekleri ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.03.2016 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... geldi. Vekili gelmedi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı erkek dava dilekçesinde, boşanma talebiyle birlikte; düğünde takılan ziynet eşyalarının mümkünse aynen iadesini, değilse bedellerinin tahsiline karar verilmesini de istemiştir. Mahkemece, bu talep hakkında “usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı" gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava dilekçesiyle alınan başvurma harcı dilekçedeki bütün bağımsız talepleri kapsar. Başvurma harcı alınmıştır.
Ancak davalı-karşı davacı erkeğin boşanmanın eki niteliğinde olmayan ziynet alacağı talebi ayrıca nispi harca tabidir.
Bu amaçla davalı-karşı davacıya bu talebi ile ilgili nispi peşin harcı yatırması için usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32) harç noksanlığı giderildiği takdirde, talebin hukuki vasfının tayin edilip, tespit olunacak vasfa göre görev yönünün de düşünülmesi ve neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17023, K. 2016/6271, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama