KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17639 E., 2016/6694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 04.04.2016 günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkeme, tahkikatın bitiminden (HMK m. 184) sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkarılacak davetiyede (Tebligat K. m. 9) belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir (HMK m. 186/1).Sözlü yargılamada mahkeme, tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir (HMK m. 186/2).
Hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular (HMK m. 33). Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK, 13.03.2013, 2013/802 esas, 2013/347 karar).
Mahkeme, 03.04.2015 tarihli duruşma gününde,tarafların sözlü yargılama için yeni bir gün talebimiz yoktur,şeklindeki beyanları üzerine, aynı oturumda sözlü yargılama yapıp,taraflara son sözlerini sorup hüküm kurması gerekirken, sözlü yargılama yapmadan ve taraflara son sözlerini sormadan hüküm vermiştir.
Yerel mahkeme hakimi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. madde hükmünü dikkate almayarak taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanununun 184 ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadığından, hükmün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17639, K. 2016/6694, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama