KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/17858 E., 2016/5598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat istekleri ile nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, nafakalar ve reddedilen manevi tazminat isteği yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 22.03.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmek suretiyle boşanmaya karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında, eşine “seninle yaşamak istemiyorum annen seni allayıp pullayıp satsın” dediği, eşinin annesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/17858, K. 2016/5598, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama