KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18201 E., 2016/10632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yargılamanın devamı sırasında ortak çocuk lehine hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-karşı davacı erkeğin dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat talebi, eşinin fazladan yaptırdığı masraflar, cep telefonu, dizüstü bilgisayar, evi satmasından dolayı uğradığı zarar ile kadın adına kayıtlı araca ilişkin olup, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmayıp, nispi harca tabidir. Dava açılırken yatırılmış olan başvurma harcı, dava dilekçesinde yer alan bağımsız taleplerin tümünü kapsar. O halde, davalı-karşı davacının boşanmanın eki niteliğinde bulunmayan maddi tazminat talebi yönünden nispi karar ve ilam harcının peşin bölümünü yatırması için davalı-karşı davacıya süre verilmesi (Harçlar K. m. 30-32), harcın tamamlanması halinde, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18201, K. 2016/10632, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama