KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18271 E., 2016/11963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava Türk Medeni Kanununun 166/.1 maddesinde düzenlenen genel boşanma sebebine dayalı olarak açılmış ve dava dilekçesiyle davalının ruhsal rahatsızlığı olduğu ileri sürülmüştür..... Prof.Dr.... ... Ruh ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi 15.05.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda davalı kadına yasal danışman atanmasının uygun olduğu bildirilmiş ve..... Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/562 esas sayılı dosyası ile davalı kadına annesi yasal danışman olarak atanmıştır.
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden 24.04.2014 tarihli velayet ve kişisel ilişki yönünden alınan raporda davalı kadının " musab olduğu ve hayatın ilk yıllarında başlayıp ömrü boyunca sürecek olan bu akli arıza nedeniyle doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edemeyeceği, menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olamayacağı, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında dosyada bulunan iki rapor arasında çelişki mevcuttur.
2959 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15 maddesinin (f) bendi "Adli Tıp İhtisas Kurulu ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüş arasında ortaya çıkan çelişkiler Adli Tıp Genel Kurulunca incelenir ve kesin karara bağlanır" hükmünü getirmiştir. O halde, mahkemece tüm dosya, raporlarla ve daha önceki tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan görüş alınmak suretiyle giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18271, K. 2016/11963, 20 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama