KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18499 E., 2015/18298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve kişisel ilişki yönünden, davalı kadın tarafından ise, hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına ve özellikle davanın bozmaya uyularak Türk Medeni Kanununun 166/2 maddesi uyarınca kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinin yazılmasının yerinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın, 21.05.2013 tarihli dilekçesiyle tazminat ve kendi yararına tedbir ve yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, müşterek çocuk ...'in velayeti davalı anneye bırakılmış, müşterek çocukla baba arasında "aynı şehirde oturmaları hali” ve "farklı şehirde oturmaları hali için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Annenin, velayetine bırakılan çocukla birlikte ...'da, babanın ise ... oturduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirlerde yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, "ayrı şehir, aynı şehir ayırımına" gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, aynı şehir-ayrı şehir ayırımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, yaz tatilinde de uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18499, K. 2015/18298, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama