KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18708 E., 2016/11253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; taraflar "eşit kusurlu" kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların mahkemece belirlenen kusurlu davranışları yanında, davacı erkeğin gece yarısından sonra hayatın olağan akışına aykırı şekilde bir numara ile uzun süreli telefon görüşmesi yaptığı, bu suretle güven sarsıcı davrandığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyleyken. tarafların "eşit kusurlu" kabul edilmeleri doğru değil ise de, az kusurlu olan kadının, erkek tarafından açılan boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında, kadın ve çocuk bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, davada Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği görülmekle, kadının, boşanma davasının reddi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş (HUMK m. 438/son), aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2- Yukarıda l. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkek, kadına göre ağır kusurlu olup, erkeğin kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Bu durumda davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddeleri gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kusurlarının eşit olduğu şeklindeki hatalı belirleme sonucu olarak kadının tazminat taleplerinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18708, K. 2016/11253, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama