KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18810 E., 2015/18892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve kendi tazminat talepleri yönünden, davacı-davalı kadın tarafından katılma yolu ile erkeğin kabul edilen boşanma davası ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı tarafından açılan boşanma davası ile, davalı tarafından bağımsız olarak açılan boşanma davası birleştirilerek görülmüştür. Ayrı ayrı açılıp birleştirilerek görülen davalardan biri hakkında taraflardan birinin temyizi, o tarafın temyiz etmediği dava yönünden, diğer tarafa katılma yoluyla (HUMK.md. 433/2) temyiz hakkı vermez (2 H.D'nin 12.12.2011 tarihli 2010/22698 esas, 2011/21579 karar sayılı kararı). Hükmü, davalı-davacı erkek, kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile kendi tazminat talepleri yönünden temyiz etmiştir. Açıklanan sebeple davacı-davalı kadın vekilinin, temyize cevap dilekçesindeki, erkeğin boşanma davasının reddi gerektiği yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacı-davalı kadının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı erkeğin maddi ve manevi tazminat talebi bulunduğu halde, bu talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18810, K. 2015/18892, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama