KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/18973 E., 2016/11438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, hükmolunan maddi tazminat ve nafakalar ile vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, hükmolunan maddi tazminat miktarı ile reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa dinlenen davalı-davacı kadının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Davacı-davalı erkeğin boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışı ispat edilememiştir.
Bu sebeple kadının davasının reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davacı-davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusursuz olup, davalı-davacı kadın tam kusurludur. Bu nedenle erkek aleyhine maddi tazminata hükmedilemez. Davalı-davacı kadının maddi tazminat isteminin (TMK m. 174/1) reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Toplanan delillerden; tarafların yurtdışından emekli olup, birbirlerine yakın ve sürekli gelirlerinin bulunduğu ve Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki koşulların kadın yararına oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum da kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/18973, K. 2016/11438, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama