KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/19995 E., 2016/13285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
- Temyiz eden
- Davalı
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda "Çocuk için belirlenen aylık 200,00 TL. tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 300.00 TL'ye çıkartılarak kararın kesinleşmesine kadar devamına, kesinleşme sonrası iştirak nafakası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuşken, gerekçeli kararın hüküm kısmında "Müşterek çocuk için belirlenen aylık 200,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, bu tarihten sonra iştirak nafakası olarak davalıdan alınarak velayeten davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Böylece kısa karar ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/19995, K. 2016/13285, 27 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama