KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20027 E., 2015/19691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, kendi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ile müşterek çocuklar için hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı kadının temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı kadın, cevap dilekçesinde davacı erkek eşe herhangi bir kusur isnadında bulunmamış, kendisine yönelik iddia edilen vakıaları kabul etmediğini belirtmiştir. Mahkemece verilen ilk hüküm, "davalının gösterdiği, davacının iddialarını çürütmeye yönelik delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş ve bozma ilamı kesinleşmiştir.
Bozma sonrasında verilen hükümde, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; kesinleşen bozma ilamında da belirtildiği üzere davalının delilleri, davacının, davalıya yönelik iddialarını çürütmeye yönelik olarak toplanmıştır. Davalının süresinde dayanmadığı vakıalar davacıya kusur olarak yüklenemez.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden güven sarsıcı davranışlarda bulunan ve birlik görevlerini ihmal eden davalı kadının, boşanmaya neden olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmakadır. Durum böyleyken tarafların eşit derecede kusurlu olduğu yönündeki kusur belirlemesi ve bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davacının maddi ve manevi (TMK md. 174/1-2) tazminat isteklerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20027, K. 2015/19691, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama