KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20067 E., 2016/13167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı erkek süresinde verdiği cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve davalı erkeğin süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK. 20.04.2016 tarih ve 2014/695 esas, 2016/522 karar sayılı kararı). Davalı erkek tarafından kadına yönelik isnat edilen kusurlar ispat edilememiştir.
O halde toplanan delillere ve dosya kapsamına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Gerçekleşen kusurlu davranışlar da kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur.
Bu durumda tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin (TMK m. 174/1-2) reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20067, K. 2016/13167, 27 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama