KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20277 E., 2016/4034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Manevi Tazminat-Yoksulluk Nafakası
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, manevi tazminat miktarı ve yoksulluk nafakası miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğinin (AAÜT m. 9/2) tabii bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiğine göre, reddedilen bölüm üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı erkek yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
4- Davacı-karşı davalı kadının bağımsız olarak açtığı manevi tazminat davası kısmen kabul edildiğine göre, bu dava için yapılan yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre hesaplanarak, tarafların sorumlu olduğu miktara karar verilmesi gerekirken, "tamamının davalı-karşı davacı erkekten alınarak kadına verilmesine" şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20277, K. 2016/4034, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama