KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20478 E., 2016/14241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar ile kadının birleşen tedbir nafakası davası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı ile birleşen tedbir nafakası davasının dava tarihi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadın tarafından açılan ve asıl dava ile birleştirilen tedbir nafakası dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 07.10.2013 yerine 30.10.2013 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/1-e bendine göre dava dilekçesinde iddianın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetlerinin gösterilmesi gerekir. Davacı-davalı erkek dava dilekçesinde ve karşı davaya cevabında kadının birlik görevlerini yerine getirmediği vakıasına dayanmamış, tahkikat aşamasında dinlenen tanıklar bu yönde beyanda bulunmuşlardır. Davacı-davalı erkek tarafından daha önce ileri sürülmeyen bu vakıalara dayanılamaz ve kusur belirlemesinde esas alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadının ispatlanan bir kusuru bulunmamaktadır. Hal böyle iken, mahkemece davacı-davalı erkeğin davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerekmiştir.
.../...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20478, K. 2016/14241, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama