KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20555 E., 2016/8336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.04.2016 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, kısa kararda sadece ''davalı-karşı davacı ... tarafından davacı-karşı davalı ... aleyhine açılan tazminat taleplerinin reddine'' karar verildiği halde, gerekçeli kararda ''davalı-karşı davacı ... tarafından davacı-karşı davalı ... aleyhine açılan boşanma, velayet ve tazminat taleplerinin reddine'' şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde, mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20555, K. 2016/8336, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama