KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20679 E., 2016/8342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.04.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacı tanıklarının beyanları "ifadelerin bire bir aynı olması ve bu durumun hayatın olağan akışına uygun bulunmaması" gerekçe gösterilerek dikkate alınmamıştır. Oysa, aksine ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylemiş olmaları asıldır (HMK m. 255). Tanıkların aynı ifadeyi vermiş olmaları başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep olarak görülemez.
Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerine dair delil ve olgu yoktur. Dinlenen tanık beyanlarından, davalının eşine sürekli hakarette bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanma (TMK m. 166/1) kararı verilmesi gerekirken, yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle davanın reddi uygun görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20679, K. 2016/8342, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama