KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20848 E., 2016/14406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, ortak çocuklar lehine hükmedilen nafakaların miktarı ile tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın, bu davadan önce 14/05/2014 tarihinde açtığı boşanma davasından, 04/06/2014 tarihinde barıştıkları gerekçesiyle feragat etmiştir.
Mahkemece davalı- davacı erkek ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “Eşine sinkaflı küfürler etmesi" vakıasının davacı kadının feragatından önce gerçekleştiği ve evlilik birliği bu olaydan sonra devam ettiğine göre davacı-davalı kadının, davalı-davacı erkeğin önceki döneme ait kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı kabul edilmelidir.
Bu durumda affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez. Dosya kapsamından davalı-davacı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, eşi ve çocuklarına ilgisiz olduğu, davacı-davalı kadının da eşine mesajlarla hakaretler ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ile davacı-davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadın lehine maddi ve manevi tazminata ( TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20848, K. 2016/14406, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama