KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/2104 E., 2015/15724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Eşyası Alacağı
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (...) tarafından, her iki boşanma davası, boşanmanın fer'ileri ve diğer tarafın ziynetlere ilişkin talebinin reddi sebebiyle tayin edilen vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı (...) tarafından ise, lehine hükmedilen manevi tazminatın ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davacı "ağır kusurlu" kabul edilerek boşanma davası reddedilmiştir. Davacı- karşı davalı(nın), toplanan delillerle gerçekleşen ve mahkemece de sabit kabul edilen kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı (nın) da, eşini sevmediğini, istemediğini, iğrendiğini söylediği ve onu aşağıladığı ve cinsel beraberlikten kaçındığı ve eşini eve almadığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalı-karşı davacı da kusurludur. Esasen, davalı-karşı davacı (nın) kusurlu olduğu mahkemece de kabul edilmiştir. O halde davacı-karşı davalı da, boşanma davası açmakta haklıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı (karşı davalı) nın boşanma davasının da kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile bu davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Davalı, karşı boşanma davasına ilişkin dilekçesinde, ziynetlerinin iadesini de talep etmiş, mahkemece, bu talep, "hükümde gösterilen sebeple" reddedilmiştir. Bu durumda, bu talebin reddi sebebiyle, davacı-karşı davalı yararına vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken, "asıl dava yönünden" başlığı altında tesis edilen hüküm fıkrasında "reddedilen altın alacağı bedeli üzerinden" belirlenen vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verilmek suretiyle infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/2104, K. 2015/15724, 14 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama