KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21312 E., 2016/14802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kendisinin reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde "Kadının kendisine terlik fırlattığı ve kulağını çektiği” vakıasına dayanmamıştır. Bu nedenle söz konusu eylemler kadına kusur olarak yüklenemez.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı- davalı kadının ev işleriyle ilgilenmediği, yemek yapmadığı ve erkeğe "Gavurun oğlu" dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda, davalıdavacı erkek, davacı-davalı kadına nazaran daha fazla kusurludur.
Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, davacı-davalı kadın az da olsa kusurlu bulunduğundan ve birliğin devamında fayda kalmadığına göre, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibarı ile doğru olup, davacı-davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek ve değiştirilerek onanmasına (HUMK m. 438/son) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkek daha fazla kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir. Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. O halde, kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı-davalı kadına yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21312, K. 2016/14802, 16 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama