KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21433 E., 2017/2787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat talepleri ve ziynet alacağı davasının reddi, cumhuriyet altınlarının edinilmiş mal kapsamında değerlendirilmesine yönelik karar, ortak çocuk velayeti, iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, cumhuriyet altınlarının edinilmiş mal kapsamında değerlendirilmesi kararı, ortak çocuk velayeti ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece talep konusu ondört cumhuriyet altınının “tasarruf amacıyla evlilik birliği içerisinde alınan ziynet eşyası olduğu gerekçesiyle “edinilmiş mal ve tarafların ortak mülkiyetinde olduğunun tespitine” ilişkin karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, dava konusu edilen altınların davalı-karşı davacı erkek tarafından kendi babasına araba alınmak üzere kadından alındığı ve halen davalı-karşı davacı erkeğin babasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı-karşı davacı erkeğin söz konusu altınların tasarruf amacıyla evlilik birliği içerisinde alındığına dair bir iddiası da bulunmamaktadır. Ziynetlerin davalı-karşı davacı erkeğe iade edilmemek üzere verildiği hususu da ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında dava konusu ondört cumhuriyet altınının dava tarihi itibariyle değerlerinin belirlenerek davalı-karşı davacı erkekten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
.../...
3-Davacı-karşı davalı kadının diğer ziynet eşyası talebinin incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı kadın, düğünde takılan ziynetlerinin davalı-karşı davacı eşi tarafından alınarak araba alınmak üzere kayınpederine verildiğini ve kendisine iade edilmediğini ispatlayamamıştır. Ancak, davacı davalı kadın dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline de dayanmıştır. Davacı-karşı davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece ziynet eşyası alacağı istemiyle ilgili olarak davacı-karşı davalı kadına yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, teklif edildiği takdirde usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK.m.227-238) ile gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21433, K. 2017/2787, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama