KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21605 E., 2015/24933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
- Mahkemesi
- ...Aile Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ... ile davalı ...'in 12.08.2008 tarihinde kesinleşen ilamla Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşandıkları, velayetin davalı babaya verildiği, dede ... tarafından açılan velayetin değiştirilmesi davasında yapılan yargılama sonucunda ... 3. Aile Mahkemesinin 2013/244 esas, 2013/849 karar sayılı ilamı ile babanın velayet hakkının kaldırılmasına karar verildiği, yapılan ihbar üzerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile de dedenin küçüğe kayyım olarak atandığı anlaşılmaktadır. Davacı anne velayet hakkının babadan kaldırılması üzerine çocuğun velayetinin kendisine verilmesi talep ve dava etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı anne tarafından temyiz edilmiştir.
Velayete ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzeniyle ilgilidir. Her yönün hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Velayet hakkı babadan kaldırıldığına göre küçüğün velayetinin askıda kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı anne küçüğün velayetinin kendisine verilmesini talep etmiştir. Ana veya babası sağ olan çocuğun velayet altında tutulması, velayetin bunlardan birine verilmesi asıldır.
Ancak, ana veya babanın velayet görevini yapamayacak olması veya çocuğun velayet altında bulunmasının, çocuğun fikri, bedeni sağlık ve eğitsel gelişimi yönünden üstün yararına aykırı düşeceğinin anlaşılması halinde, çocuk velayet altına alınmayıp, kendisine bir vasi de atanması mümkündür (TMK.md.335).
Dosyada annenin velayet görevine engel bir durum bulunmadığı gibi çocuğun velayet altında bulunmasının onun üstün menfaatine aykırı olacağına ilişkin bir olgu ve delil bulunmamaktadır. O halde küçüğün velayetinin davacı anneye verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21605, K. 2015/24933, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama