KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21692 E., 2015/22793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01.12.2015 günü tebligata rağmen tarafların adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma ve ayrılık davası açılınca alınabilecek tedbirler Türk Medeni Kanununun 169. maddesinde gösterilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir (HMK.md.389/1). Davacı-karşı davalının boşanma davasındaki boşanmaya karar verilmesi halinde hükmedilmesi mümkün olan boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka haklarının elde edilmesini temin etmek için de olsa dava konusu olmayan davacı-karşı davalı erkeğin taşınmazları üzerine tedbir konulamayacağının ve davalı-karşı davacı kadın tarafından açılmış bir mal rejiminin tasfiyesi davası bulunmadığının anlaşılmasına göre kadının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece tespit edilen kusurlu eylemlere göre, taraflar evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda eşit kusurludurlar. Davalı-karşı davacı kadın sadakatsizlik eyleminden sonra müşterek konuttan ayrılarak kız kardeşiyle yaşamaya başlamıştır. Toplanan delillerden davalı-karşı davacı kadının ev hanımı olup çalışmadığı, herhangi bir gelir getirecek malvarlığı da bulunmadığı anlaşıldığına göre, Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca kadın lehine uygun bir miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin talebin reddi doğru olmamıştır.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21692, K. 2015/22793, 1 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama