KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21774 E., 2017/886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kendi boşanma davasının reddi, tedbir ve yoksulluk nafakası, iştirak nafakası miktarı ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının tapuda adına kayıtlı iki bağımsız konut niteliğinde taşınmazı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı erkek tanıklarının beyanlarında kadının bu taşınmazlardan kira geliri olduğu beyan edilmiştir.
Mahkemece, kadına ait taşınmazların değeri ve herhangi bir gelir getirip getirmediği konusunda bir araştırma yapılmadan, kadının gelirinin bulunmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
Bu nedenle davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak; sahip olduğu taşınmazların değeri ve varsa getirisi, başka gelir getiren taşınmazı olup olmadığı araştırılıp boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ve gerçekleşecek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken; bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21774, K. 2017/886, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama