KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/21969 E., 2017/731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Tüm dosya kapsamından, mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenen hakaret vakıası mevcut delil durumuna göre ispatlanamamıştır.
Öyleyse, davalı-davacı kadının, erkeğe, "sen nasıl kocasın, sen erkek misin" diyerek aşağıladığı ve tokat attığı, mahkemeninde kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkeğin de eşine ağır şekilde fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, mahkemece davacı-davalı erkeğin de davasının kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, kadının kabul edilen boşanma davası temyizin şümulü dışında bırakılmak suretiyle boşanma hükmü kesinleştiğinden, erkeğin boşanma talebinin konusuz hale geldiği de görülmektedir. Bu durumda erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir.
Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21969, K. 2017/731, 23 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama