KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22073 E., 2016/3183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Tedbir Nafakası-Boşanma
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı erkek tarafından, kadının nafaka davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece, davalı-davacı erkeğin, kadının eve dönmesini istediği, bu sebeple erkeğin bu davranışının, kadının kusurlarının affedildiği veya hoşgörü ile karşılandığı anlamına geleceği belirtilerek boşanmaya sebep olan olaylarda kadının kusursuz, erkeğin kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de;
erkeğin bu davranışının evlilik birliğini sürdürme konusunda bir iyi niyet göstergesi olup, tek başına eşinin kusurlu davranışlarını af anlamına gelmeyeceğinin ve bu durumda dahi boşanmaya neden olan olaylarda, mahkemece de sabit kabul edilip davalı-davacı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlara göre erkeğin, birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı-davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Hakim taleple bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26/1). Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası isteği bulunmadığı halde, mahkemece davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3-Davalı-davacı erkeğin boşanma davası kabul edildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren erkek lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22073, K. 2016/3183, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama