KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22133 E., 2016/8838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise tazminatların miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası ve müşterek çocuklara verilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.05.2016 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili .... geldiler.
Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma davasının 07.11.2013 tarihinde açıldığı, tarafların boşanma davasının açılmasından sonra bir araya geldikleri ve ...gidip bir arkadaşlarının evinde kaldıkları, davalı-karşı davacı tanığı ....üçüncü çocuğu düşündüklerini söyledikleri, yine davacı-karşı davalı kadının kayınvalidesine telefonda ''barıştıklarını, eşini çok sevdiğini'' söylediği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davadan sonra barışıp bir araya gelme ve birlikte yaşamaları, önceki olayların affedildiğini veya en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir. Artık bu olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. O halde, boşanma davasının reddi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22133, K. 2016/8838, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama