KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22150 E., 2017/989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından, her iki dava yönünden, davalı-davacı tarafından ise, yararına hükmolunan tazminatlar, iştirak nafakasının miktarları ve ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının tüm, davalı-davacının ise, aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı kadın, davacı-davalı tarafından elinden alınarak harcandığı iddiasıyla 1 adet 134 gram set ve 12 adet 15-16 gram bilezik talebinde bulunmuş, davacı-davalı erkek ise 10 adet bileziğin kadının rızası dahilinde bozdurulduğunu, diğer ziynetlerin ise kadın da olduğunu savunmuş, mahkemece de kadının ziynet talebine ilişkin olarak rızası dahilinde bozdurulduğundan bahisle ziynet davasının reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve davacı-davalı erkeğin kabulünde olduğu üzere, dava konusu edilen ziynetlerden 10 adet bileziğin davacı-davalı erkek tarafından bozdurularak otomobil alındığı ve bu ziynetlerin iade edilmemek üzere verildiği hususunun da davacı-davalı erkek tarafından kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında dava konusu 10 adet bileziğin dava tarihi itibariyle değerlerinin belirlenerek davacı-davalı erkekten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22150, K. 2017/989, 6 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama