KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22407 E., 2017/1334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan muhakemesi sonucunda kadın tanığı ...’nun beyanına istinaden davadan sonra tarafların biraraya geldikleri ve davanın bu şekilde konusuz kaldığından bahisle kadının boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Affın kabul edilebilmesi için kayıtsız şartsız bir irade beyanının mevcut olması ya da en azından affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın gerçekleşmiş olması gerekmekte olup, ayrıca af olgusunu iddia edenin bunu somut delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece davacının davalıyı affettiğini kabulü dayanak tanığın beyanında, tarafların barışmalarını istediği halde tarafların barışmalarının gerçekleşemediğini beyan ettiği, kadının tanık beyanından da anlaşıldığı üzere eşinin kusurlarını affettiği ya da en azından hoşgörü ile karşıladığını kabulüne olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki davalının affa yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşında; tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı erkeğin eşini dinen boşadığı, istemiyorum, kurtarın beni, lanet, bunun içinde şeytan var, nefret ediyorum diyerek hakaretamiz sözler söylediği ve ailesiyle görüşmesine engel olduğu anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22407, K. 2017/1334, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama