KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/23183 E., 2016/8896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka miktarı ile ziynet alacağının reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 03.05.2016 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,
tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillere göre, davacı-karşı davalı kadının mahkemece belirlenen kusurlu davranışlarının yanında, ayrıca eşine ve ailesine karşı hakaret içeren sözler söylediği de anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4 BK. m. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-karşı davacı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
.../...
3-Davacı-karşı davalı kadının Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi kapsamında maddi tazminat talebi bulunmasına rağmen (HMK m. 26) bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı-karşı davalı kadın, dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının bozdurulduğunu ve erkeğin banka hesabına yatırıldığını belirterek, bunların aynen iadesi, mümkün olmadığı taktirde bedellerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek cevabında, tüm ziynetlerin daha önceden tanıdıkları bir kuyumcunun kasasına konulduğunu kendisine verilmediğini savunmuştur.
Yargılama sırasında dinlenen tanık beyanları ve ibraz edilen erkeğin banka hesap döküm bilgilerine göre ziynetlerin saklanılmak üzere kuyumcu kasasına konulduğu, sonrasında davalı-karşı davacı erkeğin isteği ve bilgisi dahilinde bu ziynetlerin bozdurulup bedelinin 24.09.2012 tarihinde davalı-karşı davacı erkeğin hesabına aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda ziynetlerin tekrar iade edilmemek üzere erkeğe verildiğine dair bir iddia olmadığı gibi bu yönde herhangi bir delil bulunmamaktadır. O halde bilirkişi raporuna göre davacı-karşı davalı kadın tarafından talep edilen ve varlığı ispatlanmış olan ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23183, K. 2016/8896, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama