KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/23293 E., 2017/2731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2017
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden davalı-karşı davacı kadın tarafından katılma yoluyla, kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi, tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına yönelik kurulan hüküm ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Mahkemece asıl ve karşı dava şeklinde görülen bağımsız nitelikteki davalardan biri hakkında taraflardan birinin temyizi o tarafın temyiz etmediği dava yönünden, diğer tarafa katılma yolu ile temyiz hakkı vermez.
Hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmiş ise de, kadının tasarrruf yetkisinin sınırlandırılması ve bu isteğe yönelik vekalet ücreti, davacı-karşı davalı erkek tarafından temyize konu edilmemiştir. Bu duruma göre, davalı-karşı davacı kadın tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve bu isteğe yönelik vekalet ücreti yönünden katılma yoluyla temyiz hakkını kaybetmiştir.
Açıklanan sebeple davalı-karşı davacı kadının tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve bu isteğe yönelik vekalet ücretine ilişkin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
b-Davacı-karşı davalı erkeğin gerçekleşen ve mahkemece de kabul edilen kusurlu davranışları davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Açıklanan sebeple davalı-karşı davacı kadın lehine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23293, K. 2017/2731, 14 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama