KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/2389 E., 2015/15990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ayrılık
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden. Davacı kadın tarafından 09.09.2013 tarihinde ayrılık davası (TMK. md. 170/2), 06.11.2013 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK. md. 166) sebebine dayanan boşanma davası açılmış, davalar birleştirilerek görülmüştür. Davacı kadın vekili 14.10.2014 tarihinde "...birleştirilen ayrılık talebimizden vazgeçiyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu beyan birleştirilen ayrılık davasından feragat niteliğindedir. Boşanma veya ayrılık davalarından feragat, feragat eden tarafından o tarihe kadar ki olayların affedildiğini en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir, feragatten sonra davalı erkekten kaynaklanan boşanmayı gerektirir bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığına göre, feragat tarihinden önceki olaylar artık kocaya kusur olarak yüklenemeyecektir.
Durum böyleyken mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yetersiz gerekçeyle boşanma kararı verilmesi doğru değilse de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış; yanlışlık eleştirilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, tarafların boşanmayı sağlayan kusurlu davranışları bulunmamakta ise de yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağından (TMK. md.175) ve davacı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği (TMK. md. 175/1) anlaşıldığından; davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda açıklandığı gibi, tarafların boşanmayı gerektiren kusurları bulunmamaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat yükümlüsünün kusurunun varlığı koşuldur (TMK.md. 174/1-2). Durum böyleyken davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü ve buna bağlı olarak davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/2389, K. 2015/15990, 15 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama