KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/23906 E., 2015/24251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Velayetin Düzenlenmesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, tarafların müşterek çocukları 07/07/2014 doğumlu ...'in geçici velayeti anneye bırakılmış, bu şekildeki düzenlemeye de “müşterek çocuğun küçük olması, anne şefkatine muhtaç olması nedeniyle geçici velayetinin davacı anneye verilmesi ve baba ile müşterek çocuk arasında şahsi ilişki kurulması gerektiği” gerekçe gösterilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382/2-b-13. maddesine göre; velayetle ilgili davalar bir "çekişmesiz yargı” işidir. Çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak "basit yargılama usulü" uygulanır (HMK. m. 385/1.) Talep; geçici velayet düzenlemesine ilişkin olduğuna göre; talebin bir çekişmesiz yargı işi olarak basit yargılama usulüne göre incelenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; mahkemece basit yargılama usulünde duruşma yapılmaksızın da karar vermeye imkan tanıyan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/1. maddesinin uygulanmasında hataya düşülmüştür. Şöyle ki;daha önce müşterek çocuğun velayeti yönünden verilmiş herhangi bir karar bulunmamaktadır.
Velayet konusunda resen araştırma ilkesi gereğince mevcut vakıa ve olguların yapılacak yargılama sonucu belirlenip değerlendirilmesi, gerektiği takdirde uzman raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan sebeplerle mahkemece taraflara taleplerine yönelik vakıa ve olguları bildirme, gerektiğinde bunları kanıtlama imkanının tanınarak; taraflarca delil bildirildiği takdirde talebin duruşma açılarak incelenmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23906, K. 2015/24251, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama