KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/23941 E., 2016/10579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, kendi reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.05.2016 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı erkeği ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davalı-karşı davacı erkek de dava açmakta haklı olup, davasının kabulüne karar vermek gerekirken, reddi doğru görülmemiş ise de davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmü temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Bu durumda, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasındaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır. O halde, bu husus gözetilerek davalı-karşı davacı erkeğin boşanma talebi hakkında, konusuz kaldığından "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm tesisi ile yargılama gideri ve vekalet ücrcti konularında, davada haklılık durumuna göre (HMK m. 331/1) karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Toplanan delillerden; davacı-davalı kadının çalıştığı, sürekli ve yeterli gelirinin bulunduğu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunun 175. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. Davacının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/23941, K. 2016/10579, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama