KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24090 E., 2015/24257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-birleşen davacı kadın, davacı-birleşen davalı erkeğin Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı açtığı boşanma davasına karşılık aynı hukuki sebep uyarınca boşanma davası açmıştır. Erkeğin davasının kabulü ve kadının davasının reddiyle tarafların boşanmalarına ilişkin mahkemenin 25.12.2013 gün ve 2012/725 esas, 2013/955 karar sayılı hükmü davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine.
Dairemizce, 10.02.2015 gün ve 2014/9872 esas, 2015/1327 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında davalı-davacı kadının da boşanma davasının kabulü gerektiği, sonuç bölümünde ise bozma nedenine göre, davacı-karşı davalı erkeğin kabul edilen boşanma davası ve fer'ilerine ilişkin hükümlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilmiştir.
Bozma ilamından da anlaşıldığı gibi, davacı-davalı erkeğin boşanma davasında verilen tedbir, iştirak nafakaları, velayet ve kişisel ilişkiye dair hükümler kesinleşmemiştir. İlk derece mahkemeleri, temyiz denetimi sonucu Yargıtay tarafından verilen bozma ilamına uyma kararı verdikleri takdirde; bozma ilamının gereğini yerine getirmekle yükümlüdür (HUMK.m.429).
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş; ancak "evvelce verilen velayet, kişisel ilişki, kadın ve çocuk için verilen tedbir nafakaları ile iştirak nafakası yönünden bozma gerekçesi bulunmadığından ve kararın bu hükümler yönünden kesinleştiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına" denilmek suretiyle bozma gereği tam olarak, yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamı gereğince her iki tarafın boşanma istemi ve eklerine ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24090, K. 2015/24257, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama