KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24141 E., 2015/23943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aybastı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 13/07/2015
- Numarası
- 2014/168-2015/170
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın bozmadan önce yapılan yargılama sırasında maddi tazminat istemine faiz talep etmemiştir. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK. md. 141/1).
Davacı, bozmadan sonra 07.05.2015 tarihli dilekçesi ile faiz talebinde bulunmuştur. Bu talep savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı da nazara alınarak davacının maddi tazminat talebinde faize hümedilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki.
Türk Medeni Kanununun 174. maddesi gereğince boşanma kararıyla birlikte hükmedilen maddi tazminat boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale geleceğinden, faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gereklidir. Bu husus nazara alınmadan, dava tarihinden itibaren maddi tazminata faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24141, K. 2015/23943, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama