KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24272 E., 2015/24149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı-karşı davacı kadının başka bir erkekle kaçarak onunla yaşamaya başladığı, davacı karşı-davalı erkeğin de kadını tehdit ettiği ve bu nedenle ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi`nin 2012/255 esas ve 2013/5 karar sayılı ilamı ile ceza aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin bu tehdit eylemini, davalı-karşı davacı kadının sadakatsizliği karşısında haksız tahrik altında işlediği değerlendirilerek davalı-karşı davacı kadının davasının reddine karar verilmişse de, davacı-karşı davalı erkeğin, tehditin içeriği ile tepki düzeyini aştığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın da dava açmakta haklıdır. Az kusurlu olan davacı-karşı davalı erkeğin kendisinin de boşanma davası açması karşısında, boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olur. Davalı-karşı davacı kadın bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24272, K. 2015/24149, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama