KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24617 E., 2015/24563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2015
- Mahkemesi
- ...Aile Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının reddi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, müşterek çocuklar yararına hükmolunan nafakaların miktarları ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK.m.255). Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davacı tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
O halde; mahkemece taraflara yüklenen kusurlu davranışlar yanında davalı erkeğin; evde başkaları varken soyunarak uygunsuz davranışlar sergilediği, saldırganca hareketlerde bulunduğu, davacının maaş kartını alarak kadını ekonomik yönden zor durumda bıraktığı, davacı kadının aile yakınlarının evlerine gelmelerini istemediği gibi hakaret ettiği ve evden kovduğu,yiyecek maddelerine işaretler koymak suretiyle gıda erzaklarının azalıp azalmadığını kontrol ederek, eşi ile çocuklarına bu konuda hesap sorduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davalı erkek daha ziyade kusurludur. Mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece 15.12.2014 tarihli bozma ilamından sonra davacı tarafça yapılan yargılama masrafları yönünden bir karar verilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24617, K. 2015/24563, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama