KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24619 E., 2017/3313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2017
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı kadına mahkemece kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet girişiminden sonra tarafların evlilik birliğini sürdürüp birlikte yaşamaya devam ettikleri, bu nedenle davacı-davalı erkeğin, eşinin bu kusurlu davranışını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, bu olayın davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, ayrıca mahkemenin kabul ettiği kusurlu davranışların yanı sıra davacı-davalı erkeğin eşine küfür ettiği de anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur.
Erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiş olması açıklanan sebeplerle sonucu itibariyle doğru olup, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, boşanma hükmünün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK m.438/son) ve davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkek daha ağır kusurlu olduğundan, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının bu isteklerinin yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24619, K. 2017/3313, 27 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama